Rabıta nedir?

“Rabıta”, “ribat”, “murabata” kelime olarak “rabt” kökünden gelmektedir. Rabıta ve rabt, sözlükte iki şeyi birbirine iyice bağlamak anlamına gelir.

Bu kelimeye, iki şeyi birbirine bağlayan ip, alaka, şiddetli muhabbet, münasebet, ilgi ve sevgi ile bir şeye bağlılık, cesur ve dayanıklı olmak gibi manalar da verilmiştir.

Bu kelimeler kullanıldıkları yere göre, bir şeyin üzerinde sabit durmak, kendini hapsetmek, başkasından kesilip bir şeye tam yönelmek gibi manalar da taşımaktadır. Kur’an ve Sünnet’te anlatılan rabıta çeşitleri de, bu manaların birini veya birkaçını içermektedir.

Bir insanın her hangi bir durumda Allah’ın, Peygamberimizi veya bir veli zatın huzurundaymış gibi ya da ölüm anı gelmiş gibi yapılan düşünce ve his alemine rabıta deniliyor. Bu işin esas gaye ve hedefi her an Allah’ın huzurunda olma şuuruna ermek ve bu vesile ile Onun rızasına uygun yaşamaktır.

Peygamber Efendimiz sürekli bu hal üzereydi. O her an Allah’ın huzurunda olma şuurunda olarak yaşadı. Bu anlamda bir Rabıta Peygamberimizin en büyük sünnetlerinden biridir. Tarikata giren bir mürit Bazı durumlarda Şeyhini düşünerek ve onun yanındaymış gibi kalp bağı kurmaya çalışarak İslam dinini daha iyi yaşamaya çalışmaktadır. Şeyh, müridini önce kendine, sonra peygamberimize en son da Allah’ü Teala’ya bağlamak istemektedir.

Bu düşünme ve rabıta Allah namına olduğundan ve İnsanları Allah’a yaklaştırma niyetiyle yapıldığından caizdir. Fakat Allah muhafaza etsin, şayet bu hareketi Allah namına değilde sırf şeyh efendi namına yapsa o zaman yanlış bir hareket olur. Bütün hak tarikatlar Kur’andan alındığı için, bunların yaptığı rabıtaların da izahını Kur’ana zıt olmayacak şekilde yapılması icap eder. Yoksa hak bir yol olmaz.

Tasavvufta, kişi doğrudan doğruya Allah'ı düşünür, bir nevi Allah ile manevi bir bağ kurar ve hep O'nunla beraber olduğunu tasavvur eder. Bu şekilde manevi bir bağ kuramazsa, bağlı bulunduğu mürşidini düşünür. Onun bağlı bulunduğu şeyhlerin silsilesi ile Hz. Muhammed (s.a.s)'e ulaşır. O'nun vasıtası ile de Allah'a ulaşır ve O'nunla manevi bağ kurar.

Tasavvuftaki rabıta, bu şekilde dolaylı yoldan Allah'a gitmek ve aracılar vasıtasıyla O'nunla manevi bağ kurmaktır. Doğrudan Allah ile manevi irtibat kuramayanlara bu şekildeki rabıta tavsiye edilmiştir. Aksi hallerde buna lüzum görülmemiştir. Rabıta, muhabbeti daima canlı tutmaktan ibarettir. Esasen kainatta rabıtasız hiçbir insan yoktur.

Herkes birileriyle kalben irtibat halindedir. Bir anne-babanın evladına, evladın anne-babasına, bir delikanlının nişanlısına, bir gencin sevip kendisine örnek aldığı bir şahsa da, böyle bir kalbi bağı vardır. Yani dünyevi ve fani şeylerde bile, böylesine tabii bir muhabbet bağı varken, maneviyatta bu bağın olmaması düşünülemez.

Tasavvufi manadaki rabıtanın en güzel misali, ashab-ı kiram ile Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- arasındaki muhabbet bağıdır. Ashab-ı kiramın Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'le olan kalbi irtibatları sayesinde ruhlarında meydana gelen in‘ikas ve insibağ, Efendimiz'in hallerinin kendilerine transfer olmasıyla neticelendi.

Bundan dolayıdır ki sahabe-i kiram, Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-’e samimiyetle; “Canım, malım, her şeyim Sana feda olsun ya Rasulallah!” diyebilmekten, büyük bir haz ve lezzet aldılar. Allah ve Rasulü’nün yolunda her şeylerini feda etmeyi, canlarına minnet bildiler.

Sözlükte "rabıta" ne demek?

1. Bağlayan şey, bağ; düzen, sıra.
2. Bağlılık; düz döşenmiş parke.
3. Birbirini tutma, tutarlık; ilgi, ilişki.

Rabıta kelimesinin ingilizcesi

n. nexus, accolade
Köken: Arapça

Son eklenenler

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç